Mavi Yakalı Türkiye’nin Çalışma ve Tüketim Eğilimleri

Mavi Yakalı Türkiye’nin Çalışma ve Tüketim Eğilimleri

ABONE OL
21 Ocak 2026 17:25
Mavi Yakalı Türkiye’nin Çalışma ve Tüketim Eğilimleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de iş gücü dinamikleri ve tüketim alışkanlıkları önemli değişimlere sahne oldu. Research Istanbul tarafından Marketing Türkiye için gerçekleştirilen “Mavi Yaka Türkiye” araştırması, bu dönüşümün kapsamlı bir analizini sunmaktadır.

Türkiye’deki mavi yakalı çalışanların yüzde 64’ü sabit çalışma saatlerine tabi iken, yüzde 25’i vardiyalı ve yüzde 12’si proje bazlı veya dönemsel işler yürütmektedir. Bu durum, iş temposunun düzenli olmasına karşın bireylerin yaşam kalitesinde dalgalanmalara neden olmaktadır. Katılımcıların yaklaşık üçte biri, son bir yıl içinde iş değiştirmeyi düşünürken, yüzde 20’si aktif olarak yeni iş arayışındadır.

Yan haklar açısından değerlendirildiğinde, çalışanların yarıya yakını servis, yemek kartı ve fazla mesai ücretlerine sahipken, sadece yüzde 36’sı özel sağlık sigortası, yüzde 28’i prim veya bonus, ve yüzde 19’u yıl sonu ikramiyesi almaktadır. Gelirin giderleri karşılama durumu incelendiğinde; yüzde 21’i gelirinin sadece bir kısmını karşılayabildiğini, yüzde 39’u ise gelirinin giderlerini zar zor dengelediğini belirtmiştir. Sadece yüzde 16’sı düzenli birikim yapabilmekte, ve yüzde 29’u ek gelir için farklı işlerde çalışmaktadır. Ayrıca, her on kişiden altısının, 20 bin TL tutarındaki beklenmedik harcamaları borçlanmadan karşılayamayacağı ortaya çıkmıştır.

Sendikalı olma oranı geçmişte ve günümüzde oldukça düşüktür; katılımcıların yüzde 86’sı hiç sendika üyesi olmamış, şu anda üyelik oranı ise yüzde 11’de seyretmektedir. Buna karşın, dijital platformlarda Facebook grupları, Telegram kanalları ve forumlar aracılığıyla yeni dayanışma biçimleri gelişmektedir.

İş güvenliği endişesi, katılımcıların yüzde 28’inde görülmekte olup, bu durum tüketim alışkanlıklarını derinden etkilemektedir. Deneyim ekonomisinden temel ihtiyaçların öncelendiği bir ekonomi modeline geçildiği, dayanıklılığın lüksün önüne geçtiği, markalardan ise duygusal bağ yerine güvenilir ve pratik çözümler beklendiği gözlemlenmiştir.

Boş zaman değerlendirme alışkanlıklarında, yüzde 46 ev ve aile sorumluluklarına, yüzde 18 hobilerine, yüzde 16 ise dışarıda arkadaşlarıyla vakit geçirmeye öncelik vermektedir. Dijital dünya da önemli bir yer teşkil etmekte; Instagram (%69) ve YouTube (%61) öne çıkmakta, online alışverişte ise yüzde 40 hiç, yüzde 27 nadiren, yüzde 21 ara sıra, yüzde 13 ise sık sık alışveriş yapmaktadır. Alışveriş yapanların yüzde 78’i Trendyol’u tercih etmektedir; bu da Türkiye’deki dijital erişim farklılıklarının aynı zamanda dijital merkezileşmeyi de gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Marka sadakati üç temel öğeye dayanmaktadır: kalite, fiyat ve güven. Ayrıca yerlilik boyutu da önem kazanmaktadır; yerli markalar duygusal aidiyet sağlarken, küresel markalar daha çok aspirasyon sunmaktadır.

Son olarak, katılımcıların yüzde 71’i çocuklarının kendi mesleklerini sürdürmesini istememekte, bu durum çalışma hayatında fiziksel emeğin değer kaybettiğine işaret etmektedir. Mavi yaka çalışanlar geleceğe çocuklarının refahını sağlamaya odaklanmaktadır.

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP