Türkiye’nin 2025 Makine İhracatı ve Sektörel Görünüm

Türkiye’nin 2025 Makine İhracatı ve Sektörel Görünüm

ABONE OL
26 Ocak 2026 13:44
Türkiye’nin 2025 Makine İhracatı ve Sektörel Görünüm
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye makine ihracatı 2025 yılında serbest bölgeler dâhil toplamda 28,7 milyar dolara ulaşarak sektör tarihinin önemli performanslarından birini gerçekleştirdi. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verileri, küresel ticarette makine ihracatına olan talebin arttığını, ancak fiyat artışlarının devam ettiğini ortaya koydu.

2025 yılı verilerine göre, makine ihracatı geçen yıla kıyasla %1,9 artarken, tonajda %6,3 düşüş yaşandı. Buna rağmen kilogram başına ihracat fiyatı 8,1 dolara yükselerek tarihin en yüksek seviyesinde kaydedildi. Kasım sonu itibarıyla makine ithalatı 45,6 milyar dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı %62,6 olarak gerçekleşti.

Ülkeler bazında, Almanya’ya makine ihracatı %6,8 artışla 3,2 milyar dolara ulaşırken, ABD’ye yapılan ihracat %9 artarak 2 milyar dolara yaklaştı. Rusya ve Irak pazarlarında yaşanan kısıtlamalar sonucunda sırasıyla 700 milyon ve 70 milyon dolar gelir kaybı yaşandı. Öte yandan, Suriye’ye yapılan makine ihracatı %189 artışla 130,6 milyon dolara çıktı.

İhracatta en yüksek artış içten yanmalı motorlar ve aksamları sektöründe %6,6 olarak görülürken, inşaat ve madencilik makineleri ile yıkama ve kurutma makinelerinde gerileme kaydedildi. Türbin, turbojet ve hidrolik sistemler ile gıda makineleri ihracatında sırasıyla %17 ve %14 büyüme gerçekleşti. Aralık ayında Türkiye’nin Almanya, ABD ve İtalya’ya yaptığı makine ihracatı aylık bazda %30’un üzerinde artış gösterdi.

MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, küresel ticaretteki artışın makine ihracatından önemli bir pay aldığını belirtirken, 2026 yılının özellikle ilk yarısında kârlılık, nakit akışı ve sipariş sürekliliği açısından zorlukların devam edeceğine işaret etti. Dünya genelinde makine üretimindeki artışın sınırlı olduğuna ve fiyat artışlarının sürdüğüne değindi.

Çok taraflı ticaret kurallarındaki erozyon, Çin kaynaklı rekabet ve karşılıklı tarifelerin yükselmesinin, sektör için risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Ayrıca, Avrupa pazarındaki zayıf büyüme ve yatırım iştahına rağmen, stratejik alanlarda makine talebinin artacağı öngörülüyor. Makine ihracatında yeni serbest ticaret anlaşmalarının sektöre yeni fırsatlar sunacağı belirtilirken, Türkiye’nin AB ile entegrasyonunu güçlendirmesi gerektiği ifade edildi.

Müşterilerin yeni makine alımlarını erteleyip mevcut makinelerin iyileştirilmesine ağırlık verdiği, hizmet kalitesinin fiyat kadar belirleyici hale geldiği; ayrıca savunma ve tarım gibi stratejik sektörlerin makine sanayii için büyüme alanları sunduğu kaydedildi. Teknik bilgi ve servis kapsamında rekabetin öne çıktığı sektörde hizmetlerin ciro içindeki payının hızla arttığı bildirildi.

Makine ithalatındaki artış, özellikle Çin’den gelen ürünlerin payındaki yükseliş ise yerli üretim üzerinde baskı oluşturuyor. 2025 yılında makine teçhizat yatırımları artarken, kapasite kullanım oranındaki düşüş ithalatın etkisini gösteriyor. Kur dalgalanmaları ve teknolojik bileşimdeki değişim, sektördeki kırılganlıkları derinleştiriyor. Yerli üretimin desteklenmesi ve koruyucu tedbirlerin artırılması ihtiyacı vurgulanıyor.

Türkiye makine sektörünün üretim kapasitesi ve ihracat stratejileri için bütüncül politikalar geliştirilmesi; sanayi ve finansman alanlarında yeni yaklaşımlar benimsenmesi önem arz ediyor.

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP