24° Açık

İŞARETLER.

Kültür - 22 Ocak 2021 07:47 A A
Bazi ASKER kişilerin özellikle sınır dışı Hareketlerinde BOZKURT ve RABİA gibi işaretler yapmaları, Bu işaretlerin siyasi partileri temsil ettiği ve bu işaretlerin ordunun siyasete alet ediliyor iddiası ile rahatsızlık yaratiğı son günlerde tartışılmaktadır.
TÜRKİYE ‘ de ağırlıklı olarak kullanılan BOZKURT, RABIA ve ZAFER işaretlerin tarihçesi , anlamı ve kimler tarafından ne maksat ile kullanıldığı aşağıya çıkarılmıştır.
BOZKURT İŞARETİ
Bu sembol TÜRK hakanları tarafından başarı anlamına gelen bir zafer işaretidir. Batıya göç eden, HUN, KIPÇAK , PEÇENEK Türkleri aynı zamanda bu işareti Soy belirtir olarak yani “BEN TÜRKÜM ” manasında da kullanmışlardır
Çin de bulunan çıkarılan eserlere bakıldığında. Bozkurt İşareti yapan Türk hakanı Heykeli ilgi çekicidir.. Bozkurt işaretinin, İslamiyet öncesi Göktürk döneminde ve diğer Türk devletlerinde, Türk hakanlarının ZAFER İŞARETİ olduğu, mağaralarda bulunan 6.yüzyıla ait “TÜRK HAKANI HEYKELİ ” ile apaçık anlaşılmıştır.
Milliyetçi Hareket’in sembol ismi Alparslan Türkeş’i “BOZKURT ” işaretiyle selamlamasının ardından bu efsane sembol TÜRK MİLLETİ tarafından da benimsenmiş, kullanılmıştır.
Alparslan TÜRKEŞ ,BOZKURT işaretinin anlamını şu sözlerle anlatır:
“Serçe parmak Türk’tür, Şu işaret parmağı da İslam’dır. Şu BOZKURT İşareti yaptığım işaretin arada kalan boşluk ise CİHANDIR. Son olarak kalan 3 parmağın birleştiği nokta ise MÜHÜR dür . TÜRK ve İSLAM Mührünü DÜNYAYA vuracağız …” demiştir.
Yol gösterici, Kutlu Kurt, tüm TÜRK ve MOĞOL boylarının ortak ongunudur. Bazı TÜRK ve MOĞOL boyları, soylarının bu kutlu varlıktan türediğine inanırlar. Çoğu zaman soyun bir kolu GÖKKURT’tan, diğer kolu ise GÖKGEYİK’ten gelmektedir. Kurt sürülerinin başında bulunup idare eden kurtlara da GÖKKURT denilir. KASKIR ve BÖRÜ kelimeleri de değişik lehçe ve şivelerde KURT demektir. BOZKURT gökyüzünü temsil eder. ALAGEYIK ise yeryüzünün simgesidir. Göktürklerin gök (mavi) bayraklarında KURTBAŞI resmi vardır. SAVAŞÇILIĞI ve SAVAŞ ruhunu, ÖZGÜRLÜĞÜ, HIZI, DOĞAYI temsil eder. Türk ulusunun başına bir iş geldiğinde, bir tehdit belirdiğinde ortaya çıkar ve yol gösterir. Çadırların önüne tepesinde altından KURTBAŞI bulunan direkler dikilir.
SAVAŞ RUHU (Tanrısı) KURT görünümüne bürünür. Altıncı yüzyıla ait bir taş anıtta kurttan süt emen bir çocuk betimlenmektedir. Erenler, evliyalar zaman zaman kurt kılığına girerler. Bozkurda “GÖK OĞLU ” da denir. Halk kültüründe BOZKURT dişinin cepte taşınmasının nazardan koruyacağına inanılır. Yakut metinlerinde BOSKO olarak bahsedilir. Kırgızlarda, bozkırda gezerken kurt görmek uğurdur. Rüyada Kurt görmek de yine hayra yorulur. Hamile kadının nazardan korunması için yastığının altına kurt dişi veya derisi koyulur. Kurdun koyun sürüsüne dalması veya ahıra girmesi bereket sayılırdı. BAŞKURT rivayetlerine göre kurt onların atalarının önüne düşerek yol göstermiştir. Bu nedenle kendilerine başlarında kurt bulunan anlamına gelen BAŞKURT denmiştir. Hilal taktiği (veya Turan/Türk taktiği) adı verilen yarım çember ile düşmanı ortaya alıp çemberi kapatma stratejisinin kurtlardan görülerek ilk defa Türkler tarafından uygulanmıştır.
RABIA İŞARETİ
“Bu işaretin sahipleri, 3 Temmuz 2013 tarihinde MISIR’DA yapılan askeri darbe tarafından RABİATÜ’L ADEVİYYE Meydanı’nda şehit edildi. MISIR tarihinin seçilmiş ilk cumhurbaşkanı için kullandıkları oylarına, inançlarına, özgürlüklerine ve geleceklerine sahip çıkmak isteyen MISIR HALKI, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan sivil direnişlerini 28 Haziran 2013 tarihinde Rabiatü’l Adeviyye Meydanı’nda başlattı. Dört parmaklarıyla işareti ilk defa o meydanda yaptılar. El işaretinin ilk kim tarafından yapıldığı, fikrin kime ait olduğu hiçbir zaman bilinmedi.”
İşareti en başta kullananların Mısır ordusunun müdahalesi sırasında şehit olduğu bilgisine de yer veriliyor. Ayrıca “RABIA”nın ne anlama geldiği sorusuna da Rabiatü’l Adeviyye Meydanı’ndakilerin şu cevabı verdiği aktarılıyor:
“Bunun adı ‘RABİA İŞARETİ’DİR. Arapçada Rabia ‘dördüncü, dört’ demektir. Bu meydanın adı, İslam’ın ilk asırlarında Kudüs’te vefat eden, Allah’ın takvalı kullarından Rabiatü’l Adeviyye hanımdan gelir. Çünkü Rabia, ailesinin dördüncü evladı olduğu için bu ismi almıştı. Buna vurgu yapmak için bu işareti kullanıyoruz. İkinci önemli konu da Muhammed Mursi, Cemal Abdunnasır, Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek’ten sonra Mısır’ın dördüncü cumhurbaşkanı oldu. Onu da hatırlatmış oluyoruz. Ayrıca TAHRİR MEYDANI’INDA darbeye destek vermek için toplananlar iki parmaklarıyla ‘ZAFER İŞARETİ’ yapıyor. Biz onlarla bir olamayız. Onlardan ayrılmak için bu işareti yapıyoruz ve yaygınlaştırıyoruz.”
Tüm dünyada yaygınlık kazanan bu işaret için çizilen onlarca logo içinde SARI ve SİYAH renklerde olanı daha çok kabul gördü. İnsanlar bu logoyu her yerde kullanmaya başladı. Logoyu çizenler, SARI RENK ile Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’te bulunan KUBBETÜS SAHRA’NIN altın sarısı kubbesine, SİYAH RENK ile de KABE-İ MÜKERREME’NİN siyah örtüsüne atıfta bulunuyorlar.
“RABIA işareti, Batı’nın ve Doğu’nun yıllardır İslam’a ve Müslümanlara karşı devam eden siyasi, ekonomik ve kültürel tüm baskı, ZULÜM ve KATLİAMLARINA karşı bir UYANIŞIN sembolüdür.
Batı’ya ait çifte standart demokrasi, insan hakları, özgürlük, eşitlik, yaşam hakkı gibi tüm kavramlar Bosna’da, Filistin’de, Suriye’de ve son olarak Mısır’da iflas etti. RABIA işaretiyle beraber bu ve benzeri kavramlar bu kez İslam dininin referanslarıyla yeniden üretilecektir anlayışı vardır. Ayrica Mısır daki darbe kalkışmalarında ortaya çıkan RABIA ISARETI AK Parti tarafından kabul edilerek kullanılmaktadır.
ZAFER İŞARETİ..
İNGİLİZ/İSKOÇ birlikleri ile FRANSA arasında yaşanan 1415 AGİNCOURT SAVAŞI boyunca Fransızlar, yakaladıkları İngiliz ve İskoç okçularının işaret ve orta parmaklarını kesmişlerdir; böylece bu kişiler geri bırakılacak olurlarsa tekrar ok ve yay kullanamayacaklardır. Bu nedenle İngiliz ve İskoç okçular, yakalanmadıkları zaman Fransız düşmanlarına işaret ve orta parmaklarını göstererek onlarla alay etmişlerdir. Böylece işaret ve orta parmakların kaldırılmasıyla elde edilen işaret, “ZAFER İŞARETİ” olarak toplumda yer etmiştir.
1415 AGİNCOURT SAVAŞI’NDA okçuların parmaklarının kesildiğine ve nihayetinde bu kesilen parmakların gösterilmesinin bir zafer işaretine dönüştüğüne yönelik hikayeyi doğrulayan tarihsel hiçbir kaynak bulunmamaktadır. Aksine, hareketin Belçika’da Fransızca yayın yapan BBC’nin başkanı Victor de Laveleye tarafından, 2. Dünya Savaşı’nda karşı propaganda aracı olarak üretildiğini gösteren tarihsel kanıtlar mevcuttur.
Birçok kültür ve toplumda “ZAFER İŞARETİ” olarak bilinen, İngilizcedeki “ZAFER” (“victory”) sözcüğünden geldiğine inanılan, işaret ve orta parmakların V harfi şeklinde kaldırılmasıyla ifade edilen işaretin kökenleri oldukça tartışmalıdır. Popüler medyada paylaşılan hikayelerde hareketin kökenleri 15. yüzyıla dayandırılsa da, bunu doğrulayabilecek güvenilir kaynaklar bulunmamaktadır.
İngiliz ve İskoç okçuları ile V işareti arasındaki bağlantı, bilimsel olarak muğlak ve güvenilmezdir. Dahası, okçuların saldıracağı normal mesafeden, okçuların düşmanlara hangi parmaklarını gösterdiklerini düşmanların görmesi pek olası değildir. Dolayısıyla hikaye hoş bir tarihsel mit olarak görülmektedir; gerçek bir yaşanmışlık olarak görülemez.
Konuyla ilgili bir diğer sıkıntı ise şudur: Yukarıdaki hikaye, aslen “ZAFER İşaretinin kökeni için değil, bu işaretin tam tersi olan, İngilizler tarafından kullanılan KABA BİR EL HAREKETİNİN kökenini izah etmek için kullanılmaktadır.
İngilizler arasında “KABA EL HAREKETİ” olarak bilinen işaret, yine işaret ve orta parmakların kaldırılmasıyla elde edilir. Ancak genel “ZAFER İşaretinin aksine, parmakların ters yönü (dış kısmı) karşı tarafa gösterilir.
Nasıl ki AMERİKALILAR orta parmaklarını kaldırarak, Türkler başparmaklarını işaret ve orta parmaklarının arasına sokup yumruk yaparak KABA EL HAREKETLERİ üretmişlerse, İNGİLİZ ve İSKOÇLAR da işaret ve orta parmaklarını havaya kaldırarak elde edilen KABA EL HAREKETİNİ kullanmaktadırlar. Winston CHURCHİLL, hareketi tersten yaptığında danışmanları tarafından uyarılmıştır.
Eğer ki 1415 AGİNCOURT SAVAŞI ile ilgili hikaye doğru varsayılırsa, bu hareketin muhtemelen “ZAFER İŞARETİ” yerine kaba bir el hareketi olarak kültürel düzlemde kendine yer etmiş olması daha olasıdır. Çünkü okçuların amacı muhtemelen karşı tarafa zafer işareti yapmak değil, onları kaba bir el hareketi ile kışkırtmaktır.
Fakat hikaye Türkçeye aktarılırken, muhtemelen çevirenlerin ve aktaranların İngiliz kültürüne aşina olmayışı nedeniyle bu hikaye, “ZAFER İŞARETİNİN KÖKENİ” olarak dilimize kazandırılmıştır. Bu, tamamen hatalıdır.
Desmond MORRİS gibi davranış bilimcilerin 1975-1977 yılları arasında yaptıkları el hareketi tarihi analizlerine bakılırsa, söz konusu savaşın, söz konusu kaba el hareketinin tarihiyle ilişkili olduğu bile muammadır. MORRİS, bu el hareketinin asıl anlamının CİNSEL İÇERİKLİ olduğunu düşünmektedir. Yani MORRİS’E göre bu iki parmağın kullanımı, kadınların vajina ve anüs açıklıklarına parmak sokmaya işaret etmektedir. Bir diğer olası açıklama ise, “GÖZLERİ YERİNDEN SÖKMEK” anlamındaki işaretin bir varyantı olarak geliştiği yönündedir.
14 Ocak 1941 yılında BELÇİKA Adalet Bakanı ve Belçika’da Fransızca yayın yapan BBC’nin başkanı Victor de LAVELEYE, Belçikalıların V işaretini “ZAFER” amaçlı kullanmalarını önermiştir, zira Fransızcada victorie “ZAFER”, Felemenkçede vrijheid “ÖZGÜRLÜK” demektir. Laveleye, BBC üzerinden yaptığı yayında şunları söylemiştir:
İşgalci kuvvetler, bu el hareketini tekrar tekrar, her seferinde aynı biçimde, adeta sonsuz defa tekrarlanan bir şekilde gördüklerinde anlayacaklardır ki, etrafları akıl almaz sayıda vatandaş tarafından sarılmıştır. Bu vatandaşların her biri, düşmanlarının bir anlık zafiyetini ve ilk hatasını beklemektedir.
Aradan birkaç hafta bile geçmeden BELÇİKA, HOLLANDA ve KUZEY FRANSA’DA V işaretleri her yerde görülür hale gelmiştir. Bundan hoşnutluk duyan BBC, kısa bir süre sonra “V for Victory” (ZAFER için V) isimli bir kampanya başlatmıştır. Bu kampanyanın başına getirilen Douglas RİTCHİE, V harfinin MORS kodundaki karşılığı olan üç nokta bir çizgiyi kampanyanın resmi melodisi olarak belirlemiştir. Beethoven’in 5. Senfonisi de bu dizgiyle başladığı için, BBC bu besteyi savaş boyunca işgal altındaki yabancı Avrupa ülkelerindeki programlarının başlangıcı olarak kullanmıştır. Bu beste kısa sürede NAZİ Almanya’sının “KAPISINI ÇALMA” propagandasının bir parçası haline gelmiştir. Bu “KAPIYI ÇALMA” kavramı da BEETHOVEN’IN 5. Senfonisi’ne yönelik beste yorumlarından gelmektedir. Besteyi inceleyen uzmanlar, güçlü beste girişine Kader MOTİFİ adını vermektedirler. İddialarına göre bu giriş, “KADERİN KAPIYI ÇALMASI”nı sembolize etmektedir.
Temmuz 1941’e gelindiğinde V işaretinin “ZAFER” anlamında kullanımı İŞGAL altındaki tüm AVRUPA ülkelerine yayılmıştır. 19 Temmuz günü başbakan Winston CHURCHİLL, yaptığı bir konuşmada bu işareti benimsediğini belirtmiş ve o günden sonra işareti bu anlamda kullanmaya başlamıştır.
Winston CHURCHİLL, bu hareketi popülerleştiren bilindik figürlerdendir.
Yani “ZAFER” anlamındaki V işaretinin tarihi belki onlarca asır geriye gitmiyor olsa da, 2. DÜNYA SAVAŞI sırasında KÜLTÜREL ve POLİTİK dönüşümün önemli bir parçası haline gelmiştir.
Günümüzde dünyanın bir çok ülkesinde Direnişçiler ,sol örgütlerde bu işareti ZAFER İSARETI ve DİRENİŞ simgesi olarak kullandıkları görülmektedir.
Bu haber 198 kez okundu.
Kültür - 07:47 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    CACABEY GENÇLİK MERKEZİ SPORA TAHSİS EDİLDİ
    İskilip Belediyesi geçtiğimiz aylarda onarımı yapılan ve Kale yolunda bulunan binanın adını Cacabey Gençlik Merkezi olarak belirledi. Edinilen bilgilere göre Gençlik Merkezi Belediye İskilipspor’un kullanımına sunuldu. Öncelikle Güreş eğitim merkezinde çok sayıda madalya getiren genç pehlivanların yetişmesine mekânsal anlamda katkı sağlanması amaçlanıyor. Gençlik Merkezi’nin Belediye İskilipspor’lu gençlerin konforlu bir binada faaliyetlerini yürütme anlamında önemli bir […]
  • 02
    Ali Sülük’ten Ceylan’a cevap niteliğinde açıklama
       İskilip Belediye Başkanı Ali SÜLÜK yaptığı basın açıklamasında “Çorum milletvekilimiz Sayın Ahmet Sami Ceylan’ın 8 Eylül tarihinde iskilipinsesi tv kanalı Bizim Mahalle programında yaptığı açıklamalar ile ilgili Belediyemizi ilgilendiren iki hususta düzeltme yapma gereği hasıl olmuştur. Basın açıklamasının TOKİ ile ilgili bölümünde; “ TOKİ konutları için bir talep olmaması sebebiyle başlayamadık. Belediyemiz yerini göstersin […]
  • 03
    İskilip’te 19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı
    İskilip Hükümet konağı önünde düzenlenen törene, İskilip Kaymakamı Muharrem Eligül,, Belediye Başkan vekili Murat Kiraz , Garnizon Komutanı Cem Ersever , İlçe Emniyet Müdürü Erol Karasu , Jandarma Komutanı Hakan Güven , Daire amirleri, gaziler katıldı. Törende, İskilip Kaymakamlığı , Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı , Atatürk Anıtına çelenk koydu. Ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı […]
  • 04
    İSKİLİPTE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE VE BİLİM SEMPOZYUMU YAPILACAK
    İskilip Belediyesi madde bağımlılığı ile mücadele edilmesi kapsamında 16-17 Ekim tarihlerinde alanında uzman profosörlerin katılımı ve İskilipli Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri bölümü Ana Bilim dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Çayköylü Başkanlığında Uyuşturucu ile Mücadele ve Bilim adlı sempozyum düzenliyor. İki gün sürecek olan sempozyumu sosyal medyada duyuruna Belediye Başkanı Ali Sülük; “Belediyemiz himayesinde […]
  • 05
    SEBZE PAZARI ALTINA YAYA KÖPRÜSÜ
    İskilip Belediyesi Meydan ve Erenler Mahallesindeki vatandaşların pazara ve Bahabey mahallesine geçişini kolaylaştırmak için, sebze pazarı altına yaya köprüsü inşa ediyor. Belediye Başkanı Ali Sülük, köprü yapılacak alana giderek mahalle sakinleri ve Erenler Mahallesi Muhtarı Murat Sak ile birlikte incelemelerde bulundu. Konu ile ilgili bir açıklama yayınlayan Belediye Başkanı Ali Sülük; “Hemşerilerimizin istekleri doğrultusunda Sebze […]